GIDANI KORU SOFRANA SAHİP ÇIK!


Üniversitelerin iktisat bölümünün ilk dersinde iktisat kelimesi “kıt kaynakların etkin kullanımı” olarak tanımlanmaktadır. Bu durum hiç şüphesiz gıda ürünleri için de geçerlidir. Yapılan araştırmalara göre dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9,7 milyara yükselmesi beklenmektedir. Artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacının karşılanabilmesi işin ise gıda üretiminin 2050 yılına kadar %60 oranında artması gerekmektedir. Bu da etkin bir gıda kullanımı ile mümkün olacaktır ve kayıp ve israfın asgari düzeye indirilmesi sağlanmadan etkin bir gıda arzı mümkün değildir.

Gıda kayıp ve israfları hasat öncesinden tüketime kadar birçok zincirde karşımıza çıkmaktadır. Plansız üretim, ürünün özensiz toplanması, elverişsiz depo koşulları, nakliye sırasında soğuk zincirin kırılması, yetersiz paketleme ve stok yönetimi ürünün tüketiciye ulaşana kadar kayba uğramasındaki temel faktörlerdir. Yanlış tüketim alışkınlıkları da bu kayıplara eklendiğinde bazı ürünlerde %40’lara kadar kayıp ve israf yaşanabilmektedir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından konuya dikkat çekilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yapılmakta olup, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile FAO iş birliğinde başlatılan “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” kampanyası kapsamında hazırlanan “Türkiye’nin Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesi, Azaltılması ve Yönetimine İlişkin Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı” vizyonu ve içerdiği eylemler ile yaşanan sorunu çözüm önerileri ile başarılı bir şekilde gözler önüne sermektedir.


Ülkemizin tarımsal ürün ihracatında merkez konumundaki Ege İhracatçı Birlikleri olarak, “Sürdürülebilir Gıda Üretimi ve İhracatı” ilkesi ile gıda kayıpları ve israfı konusunda kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” kampanyasına koşulsuz destek sağlıyoruz. Her ne kadar birincil hedefimiz ihracatın artırılması olarak görülse de kayıpları ve israfı önleyerek dolaylı olarak gıda ihracatımızı artırabileceğimizin farkındayız.

Özellikle 2020 yılında dünyayı sınayan Covid-19 tehlikesinde gıda arzının önemi bir kez daha anlaşılmıştır ve günü gücünü üretim ve ihracattan alan ülkemizin dünya pazarlarında arzuladığı seviyelere yükselmesi için gıda kayıplarının önlenmesi amacıyla topyekûn bir mücadeleye girmesi gerektiği açıktır.

Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri, kuru meyve, zeytin ve zeytinyağı, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar, odun dışı orman ürünleri, tütün, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörlerinde faaliyet gösteren 3 binin üzerinde üyemizin ihracatına katkı sağlamak ana hedefimiz olsa da üyelerimizin farkındalığını artırmak, aynı zamanda ürünlerimizi daha değerli kılmak için projeler üretmeye devam edeceğiz.

Gıda kayıplarını azaltarak ekonomiye katkı sağlamanın tam zamanıdır.