Evet. İhracat Yönetmeliği’nin 5.maddesi gereğince; İhracat işleminin başlaması için ihracatçıların gümrük beyannamelerini İhracatçı Birlikleri’ne onaylatmaları gerekmektedir. Beyannamenin onaylanabilmesi için de ilgili İhracatçı Birliği’ne üye olunması gerekmektedir.
Faaliyet gösterdiğiniz sektöre (vergi levhanızda yer alan ana faaliyet alanı ve kodu – NACE) göre …… adresinde yer alan belgelerle birlikte en yakın İhracatçı Birliğine üyelik için başvurabilirsiniz. Genel Sekreterliğimiz bünyesinde ….adresinde yer alan 12 Birlik faaliyet göstermekte olup; faaliyet alanınızın farklı bir sektör olması durumunda ilgili İhracatçı Birliği ile irtibata geçmeniz uygun olacaktır.

İhracatçı Birliklerince üç çeşit aidat tahsil edilmektedir:

Giriş aidatı: üyelik sırasında tahsil edilen 200.-TL’lik tutardır. Giriş aidatı ödenen yıl, ayrıca yıllık aidat alınmaz.

Yıllık aidat: İhracatçı Birliği faaliyetlerinden faydalandığınızdan itibaren sorumlu olduğunuz 100.-TL’lik tutardır. Her hangi bir hizmet almadığınızda, ihracat yapmadığınızda o yıl aidat ödemeniz gerekmez.

Nispi aidat: İhracat işlemleri üzerinden FOB bedelin binde birine kadar tahsil edilir. Hizmet ihracatında nispi ödeme tahsil edilmez.

İşlemlerin doğrudan temsil yoluyla sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için en az aşağıdakiler gereklidir.
  1. Gümrük ve dış ticaret mevzuatını sürekli takip edip yorumlayabilen , yeterli bilgi ve tecrübeye sahip bir yönetici
  2. Veri giriş işlemlerini yapabilecek seviyede bilgi ve tecrübeye sahip bir dış ticaret personeli
  3. İşlem yapılan gümrük sayısı kadar personel ve araç
  4. Gümrükleme programı

Gümrükleme işlemlerinin firma personelince yapılması çoğunlukla daha maliyetli ve daha riskli olacağından çoğu firma tarafından dolaylı temsil tercih edilmektedir.

Kırmızı hat; eşyanın muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hattır.

Sarı hat; muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği hattır.

Mavi hat; Bakanlıkça belirlenen onaylanmış kişi statüsüne sahip kişilerin ihracatta yararlandığı, eşyanın çıkış işlemlerinin tamamlanmasından önce belge kontrolüne veya muayeneye tabi tutulmadığı hattır. Mavi hatta işlem gören ihracat beyannamelerine ilişkin beyanın kontrolü, eşyanın çıkış işlemlerinin tamamlanmasını müteakip Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar dâhilinde gerçekleştirilir.

Yeşil hat; eşyanın belge kontrolüne veya muayeneye tabi tutulmadığı hattır.

300kg ve 15000 € limitine kadar ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) ile yurtdışı edilen bedelli ihracatlardır

Hayır devam etmiyor. Artık firmalar listeye girmeye gerek kalmadan, ilgili tedbirler ve üretim şartları kontrol edilerek istedikleri zaman ihracat yapabilirler.

İlgili link: http://www.eib.org.tr/duyurular.asp?Sektor=15&HID=77633777720174692915

Her hafta Cumartesi günü sistemden çekilen ihracat rakamlarında ayın son haftası sistemin kapanması nedeniyle aksama yaşanabiliyor. Pazartesi günü öğleden sonra veya Salı günü gün içerisinde güncellemeler tamamlanıyor.
  • İhracatta KDV istisnası

İster imal edilsin ister ticari mal olarak alınmış olsun bu malların ihraç edilmesi durumunda söz konusu teslimler için yurt dışı alıcılara düzenlenecek faturalar KDV Kanunun (11/1-a) maddesine göre KDV den istisna olacaktır. Dolayısı ile bu teslimler için alıcılardan KDV tahsil edilmeyecektir.

Teslimin ihracat sayılabilmesi için;

  • Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya veya gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine bırakılması

ve

  • Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye varması ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına veya yetkili gümrük antreposuna konulması

Şartlarının ikisinin de gerçekleşmesi gerekmektedir.

  • KDV iadesi

İhracat teslimleri KDV’den istisna olduğu için KDV Kanununun 32. Maddesine göre ihracat işlemleri ile ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen Katma Değer Vergisi, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur. Söz konusu teslimlere ilişkin yüklenilen KDV lerin mükelleflere iadesi mümkündür.

  • DV ve Harç İstisnası

488 Saylı Damga Vergisi Kanunu’nun ek 2. Maddesi ve 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun ek 1. Maddesine göre;

İhracat ve ihracata ilişkin olduğunun belgelenmesi kaydıyla aşağıda yer alan işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar (gümrük idarelerine verilen beyannameler dâhil) damga vergisi ve harçlardan müstesnadır.

  • İhracat karşılığı yapılacak ödemeler
  • İhracattan doğan alacağın ihracatçı tarafından temliki.
  • İhracat bağlantıları için düzenlenecek anlaşmalar
  • Transit ticarete konu malın satın alınması ve satılması
  • Tedarik edildikleri şekliyle ihraç edilmek üzere mal alımı.
  • 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 131 inci maddesine istinaden ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi ambalaj malzemesi ithali ile kati ihraç edilen mallara ait ambalaj malzemesinin geçici ihracı ve ithali.
  • Dahilde işleme izni kapsamında iznin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat.
  • Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında belgenin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat veya yurt içi alımlar.
  • Gerçekleştirilen mamul ürün ihracatı karşılığı olarak bu ürünlerin üretiminde kullanılan girdilerin Toprak Mahsulleri Ofisinden veya Şeker Kurumunca tespit edilen şeker fabrikalarından alımı
  • Kurumlar Vergisi İstinası:

İhracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla serbest bölgeler kurulmuştur.

3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 6/2/2004 tarihine kadar (bu tarih dahil) serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere faaliyet ruhsatı almış mükelleflerin, ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetler dolayısıyla elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır.

Bununla birlikte bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85’ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir.

Bir diğer adı dışsatım olan ihracat kısaca Türkiye sınırları dışına mal ve/veya hizmet satılması ( teslimi) olarak tanımlanabilir. Söz konusu malların gümrük hattının dışına çıkış tarihi itibari ile ihracat gerçekleştirilmiş olmaktadır. Gümrük hattı dışına yapılan bu teslimler için KDV kanununun 11. Maddesi uyarınca alıcılardan KDV tahsil edilmemektedir. Ancak bu malların üretimi veya edinimi sırasında katlanılan KDV ler şirketlerin bünyesinde kalmaktadır. İşte şirketlerde yük olarak kalan bu KDV’ler KDV kanununun 32. Maddesi uyarınca vergi dairelerine sunulan bilgi, belge ve raporlarla şirketler tarafından iade olarak alabilmektedirler.

İhracat işlemleri nedeniyle yüklenilen bu KDV ler en erken fiili ihraç tarihi olarak adlandırılan malların gümrük hattından çıkış tarihini olan ayın KDV beyannamesi ile iade olarak talep edilmesi gerekmektedir. İade hakkının mümkün olması için ihracat işlemlerine ait satın alınan mal ve hizmetlere ödenen KDV’nin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den fazla olması gerekmektedir.

İade edilecek KDV için ihracat işleminin bünyesine giren KDV nin hesaplanması gerekmektedir.

İşlemin bünyesine giren KDV malın üretimi, iktisabı, muhafazası ve teslim ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV’den oluşur.

Yüklenilen KDV, iade hakkı doğuran işlem olan ihracat ile ilişkilendirilebilen

  1. Direk malın bünyesine giren giderler;
    1. Üretilerek edinilenler için ilk madde malzeme-işçilik vb. direk imal giderleri,
    2. Ticari olarak alınarak edinilenler için malın alım için katlanılan direk alış giderleri
    3. Malın bünyesine dolaylı olarak giren giderler;
    4. Üretilerek edinilenler için elektrik/su vb genel üretim giderlerini,
    5. Üretilerek/Ticari olarak alınarak edinilenler için satışa yönelik ( reklam nakliye vb) giderleri içeren pazarlama satış giderleri ile yönetimi içeren ( büro malzemeleri, muhasebe,temizlik, kira vb) genel yönetim giderlerini kapsayan genel idare giderleri
  2. Gerek üretim gerekse genel idare için alınarak ihracat için kullanılmış olan Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerin (ATİK) KDV lerinden
oluşmaktadır.

Malın bünyesine direk giren gider KDV lerin tamamı, genel üretim/genel idare ve ATİK için ihracata düşen pay dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerekmektedir.

Söz konusu yüklenim KDV ler yukarıda açıklanan sıra ile dikkate alınarak yapılır.

İhracat işlemlerine ilişkin KDV ler;

İhracatın gerçekleştiği dönem KDV beyannamesinde talep edilebilir. Aşağıdaki bilgi ve belgelerin vergi dairesine sunulması ile talep edilen tutarlar vergi dairesinin kontrol ve onayı sonrası nakden, mahsuben alınabilir.

  • İade talep dilekçesi
  • Satış fatura listesi
  • Gümrük beyannamesi veya listesi
  • İhracatın beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
  • Yüklenilen KDV listesi
  • İadesi Talep Edilen KDV Hesaplama Tablosu
Mahsuben İadeler;

Belgeler ibraz edilmesi halinde miktar ayrımı yapılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan mükellefin vergi borçlarına mahsup edilerek yerine getirilir.

Nakden İadeler; Teminatsız

5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.

5.000 TL ‘yi aşması halinde aşan kısmın iadesi

Mükellefin istemesi halinde vergi inceleme raporu ile

Mükellefin istemesi halinde her yıl belirlenen belirli hadleri aşmayan iade tutarları için YMM tasdik raporuna göre;

Mükellefin istemesi halinde her yıl belirlenen belirli hadleri aşan iade talepleri için süresinde imzalanmış tam tasdik sözleşmesi bulunması şartı ile YMM tasdik raporuna göre;

Teminat ile İade

Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir. Teminat vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre çözülür.

Gelir Vergisi Kanunu 40/1 maddesi uyarınca ihracatçılar için götürü gider kaydı mümkündür. Şöyle ki ;

İhracat faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin ihracata ilişkin giderlerine ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmayacak şekilde yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olarak hesapladıkları giderleri götürü olarak kazançlarından indirmeleri mümkündür.

194 Seri Numaralı Gelir Vergisi Tebliğ ile götürü gider uygulaması mükelleflerin bu işlerle ilgili belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olmak üzere gider kaydedebilme imkanı vermektedir. Dolayısı ile götürü gider hesaplanabilmesi için mükelleflerin ihracat faaliyeti kapsamında yurt dışında bulunarak harcamaları fiili olarak yapmış ve işletmenin malvarlığında fiili bir azalma meydana gelmiş olması hususuna dikkate etmeleri gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi Kanunu 11/a maddesi uyarınca bir teslimin ihracat sayılabilmesi gerekli şartlar içerisinde söz konusu teslimin yurt dışına yapılması ( malın gümrük hattından çıkmış olması ) gerektiğinden teslime ilişkin KDV iadesi ihracatın kapanış tarihi olan ay KDV beyannamesinde iade olarak talep edilebilir.

İhracat işlemi ile ilgilendirilebilen normal alış ve giderler ile genel imal ve genel idare giderlerinden söz konusu işleme isabet eden payın iade alınması mümkün bulunmaktadır.

Bununla birlikte sabit kıymetlerin ihracat işleminde kullanılmış olması kaydı ile iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmaktadır. Sabit kıymetin bizzat mükellef tarafından imal ve inşa edilmesi halinde imal ve inşa sırasında yüklenilen KDV ler söz konusu sabit kıymetin aktife alınıp iade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade hesabına pay verilebilir.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde KDV ile ilgili ortak hususlar bölümünde KDV iadelerinde iade alınabilecek azami tutar kural olarak o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin (% 18)'i (genel KDV oranı) olarak hesaplanan tutardan fazla olamayacağı şeklindedir. Ancak, doğrudan yüklenimler nedeniyle bu tutardan fazla iade talebinde bulunulması halinde, aşan kısmın iadesi münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

İhraç kaydıyla mal alan ihracatçının ödemediği KDV’yi iade olarak talep etmesi mümkün olmayıp, varsa genel giderler ve ATİK’ler nedeniyle iade talep etmesi mümkündür. Bu durumda ihracatçının genel giderler ve ATİK nedeniyle yüklendiği KDV için iade talebinde bulunabileceği KDV tutarı, ihracat bedeli ile ihraç kaydıyla teslim bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.

DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurt dışından alım bulunması halinde iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurt dışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.

Esas itibariyle ihracat faturasındaki tarih, tüm imalat ve pazarlama faaliyetlerinin tamamlanıp gümrük hattına sevkiyatın yapıldığı tarihi gösterdiğinden bu tarihten sonraki faturaların yüklenime konu edilmesi mümkün görünmemektedir. Ancak tahakkuk esasına bağlı olarak ay sonlarında tarafınıza düzenlenen elektirik, su vb. faturalar ile o ihracatın bire bir harcaması niteliğinde olan gümrük ve nakliyesine ilişkin faturalar ve o ihracatın bünyesine doğrudan giren ve ihracat faturasından önce sevkiyatın yapıldığı sevk irsaliyesi vb belgeler ile ortaya konabilen ileri tarihli faturaların iade talep edilen ay kayıtlarında yer alması koşulu ile yüklenime konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Direk ihracata ilişkin iadenizi 5.000 TL ye kadar nakden ve sınırlama olmaksızın tamamını mahsuben YMM Raporu olmaksızın, 5.000 TL’yi aşan tutarın üzerindeki tutarları ise YMM Raporu ve/veya inceleme raporu ile nakden iade almanız mümkün bulunmaktadır.

KDV İade alacaklarınızın gerekli şartların sağlanması halinde;

  • Vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına (Devlete ait olup vergi dairelerince takip edilen tüm amme alacaklarına),
  • İthalde alınan vergilere,
  • SGK prim borçlarına,

Mahsup edebilme imkânınız bulunmaktadır.

Direkt ihracattan kaynaklanan KDV iade alacaklıları iade alacaklarını hangi şirket borçlarına mahsup edebilirler?

KDV iade alacaklarını kendilerinin, ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) borçlarına mahsubunu talep edebilirler.

KDV iadesi kontrol formunda haklarında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden alım olması halinde iade alınabilir mi?

Kontrol Formundaki bu alan iade edilecek KDV tutarının gerçek olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle gerçek bir yüklenime dayanmayan tutarların KDV iadesini önlemeyi amaçlayan bir uygulamadır. Bu durumda söz konusu mükelleflerden mal veya hizmet alımı nedeniyle düzenlenen faturaların gerçek bir işleme dayandığının ispat edilmesi gerekmektedir, bu amaçla işleme ilişkin banka kanalı ile yapılan ödeme belgelerinden, mal sevkine, boşaltma, depolama, ambalajlama, sigorta belgesi gibi belgelerden, üretime yönelik açıklamalardan yararlanılabilir.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) uyarınca Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.

Ancak İran, Suriye ve Lübnan’a yapılan ihracat işlemlerinde söz konusu düzenleme uygulanmaz.

Anılan tebliğde ihracat bedellerinin %80’inin bir bankaya bozdurulması zorunluluğu getirilmiş idi. 31 Aralık 2019 tarihinde 2019-32/56 sayılı Tebliğ ile yeni bir düzenleme yapılarak gerçekleştirilen ihracat bedellerinin en az % 80’nin bir bankaya satılmasına ilişkin zorunluluk kaldırılmıştır.

Söz konusu bedellerin bankalarca bedellere ilişkin efektifin/havalenin yurt dışından geldiğine ilişkin aracı ödeme/elektronik para kuruluşu yazısının ibrazı veya kabul işlemini yapacak bankaca efektif/havale konusu dövizlerin yurt dışından havale olarak geldiğinin ödeme/elektronik para kuruluşundan yazılı teyidinin alınması kaydıyla yapılır.

Ancak Afganistan, Irak ve Libya’ya yapılan ihracat işlemlerinde ihracat bedelinin bankalarca kabulünün;

  1. İthalatçının Türkiye’deki bankalarda bulunan hesaplarından transferi yoluyla veya
  2. İhracat bedelinin ihracat işlemiyle ilişkisi kurulmak şartıyla üçüncü bir ülkeden bankalar aracılığıyla transferi yoluyla veya
  3. İhracatçının yazılı beyanının yanı sıra işlemin niteliğine göre satış sözleşmesi ya da kesin satış faturası (veya proforma fatura) ile GB’nin bir örneği/GB bilgileri ibraz edilmek kaydıyla NBF aranmaksızın efektif olarak
  4. Peşin döviz olarak getirilen bedellerde, ihracatçının yazılı beyanının yanı sıra işlemin niteliğine göre satış sözleşmesi ya da kesin satış faturası (veya proforma fatura) ibraz edilmek kaydıyla NBF aranmaksızın efektif olarak

yapılması mümkündür.

Alacak sigortası, ihracatçıların yurt dışından doğan tahsilatı riskli alacaklarını ticari ve politik risklere karşı güvence altına alınmasını sağlayan bir üründür. Alacak sigortası ile ihracatçıların yurtdışından doğan tahsilatı riskli alacakları güvence altına alınarak, ihracatçıların yeni pazarlara güvenle açılması sağlanmaktadır.

Yurtdışına vadeli (mal mukabili, vesaik mukabili, akreditifli vs.) satış gerçekleştiriliyorsa ya da bu şekilde satış planlanıyorsa, ürün detay sayfasında yer alan başvuru evraklarının tamamlanarak Türk Eximbank’a iletilmesi yeterlidir.

Evet, Türk Eximbank’ınAlıcı Kredileri (Uluslararası Krediler) Programları kapsamında yurt dışında yerleşik alıcılarınız da (kamu-özel) finanse edilmektedir.

Kısaca SÖİK, ülkemiz ihracatına olan desteği artırmak ve farklı kanallardan ihracatçı firmalarımıza ulaşabilmek için Türk Eximbank tarafından aracı bankalar vasıtasıyla kullandırıma sunulan kredi programıdır.Detaylı bilgi için:

Mal ve döviz kazandırıcı hizmet ihracatında bulunan firmalarımız için uygun maliyetli finansman sağlanması amacıyla, T.C Merkez Bankası ile işbirliği içerisinde, Türk Eximbanka tanınan limit çerçevesinde kullandırılan TL/Döviz Kredisi programıdır.Detaylı bilgi için:

E-İhracat genel esaslar ve yöntemlerle ihracat yapan firmalar gibi bir gümrük müşavirlik şirketinden profesyonel hizmet alınmadan ve gümrük beyannamesi düzenlenmeden, beyannamenin ihracatçı birliklerine onaylatılması gerekmeyen ihracat türüdür. E-ihracatta ürünlerin sadece Türkçe fatura aslı ve İngilizce nüshası ile yetkili kargo şirketlerine teslim edilmesi yeterli olmaktadır. Yetkili kargo şirketi, operatör sıfatıyla gönderici firma adına herhangi bir ek ücret almadan ETGB düzenleyip ürünlerin gümrük işlemleri ve beyanının yapılmasını sağlamaktadır.

Kolaylık ve maliyet avantajına göre sıralanacak olursa ilk sırada herhangi bir altyapı ve istihdam maliyeti gerektirmemesi sebebiyle sosyal medya yer almaktadır. E-ihracata girişin önemli bir basamağı olan sosyal medya platformları gerek daha az bir sermaye gerektirmesi gerek ise hızlı bir e-ihracat tecrübesi sağlaması sebebiyle tercih edilmektedir. Belli bir sipariş adedine ulaşıldıktan sonra tanıtım ve altyapı masraflarını karşılamak zorunda olmadan e-ihracatın yapılabileceği diğer mecralar pazaryerleridir. Bu mecralarda yüksek bir rekabet düzeyi bulunmakla birlikte satış adetlerinin yüksek sayılara ulaşması sonrasında kontrolü sağlamak zorlaşacaktır. Uzun vadede markalaşma ve yatırımları artırmada e-ihracatın son aşaması olan firma internet sitesi üzerinden e-ihracat yapmak da operasyonel ve lojistik süreçlerin yönetilebilmesi ve gerekli iş gücüne sahip olunmasını teminen güçlü alternatifler arasındadır.

Sınır ötesinden en fazla talep gören ürün grubu tekstil, hazır giyim ve ayakkabıdır. İkinci sırada kozmetik, üçüncü sırada ise sağlık ürünleri yer almaktadır. Bu ürünleri sırasıyla çocuk ürünleri ve ev-dekorasyon ürünleri takip etmektedir.

Sitenin ödeme altyapısında hem uluslararası hem de yerel kart şeması ile alternatif yerel ödeme yöntemlerinin sunulması müşteri güveni ve memnuniyetini sağlamaktadır. Her bölgede sık kullanılan ödeme altyapıları değişmekte olup altyapıların ihracat bölgesinde tercih edilen bu sistemleri barındırması ve hizmet verebilmesi önem arz etmektedir. Bir diğer husus ise ödemenin müşterinin yerleşik ülkesinin para birimi üzerinden yapılabilmesidir.